ENDÜSTRİYEL AKTARIM ELEMANLARI | CNC, Otomasyon ve Mekanik Sistemler
Güvenlik katsayısı (Safety Factor - SF), bir bileşenin veya sistemin, beklenen maksimum çalışma yükünün kaç katına kadar dayanabileceğini gösteren boyutsuz bir orandır. Teknik olarak, malzemenin nihai mukavemetinin (veya akma mukavemetinin) çalışma gerilimine oranı olarak tanımlanır. CNC makineleri gibi yüksek hassasiyet, sürekli çalışma ve dinamik yük değişimleri gerektiren sistemlerde, güvenlik katsayısı sadece arızaları önlemekle kalmaz, aynı zamanda makinenin ömrünü uzatır ve üretim kalitesini doğrudan etkiler.
Güvenlik katsayısı belirlemesi, sadece teorik hesaplamalardan ibaret değildir; aynı zamanda uygulama koşullarını, çevresel faktörleri ve istenen ömrü de dikkate almalıdır. MERMAK CNC olarak, bu süreci birkaç temel adımda ele alıyoruz:
İlk adım, CNC sisteminin çalışacağı en kötü senaryodaki maksimum tork ve radyal/eksenel yüklerin doğru bir şekilde hesaplanmasıdır. Bu, kesme kuvvetleri, ivmelenme torkları, sürtünme kuvvetleri ve atalet momentleri gibi faktörleri içerir. Bu yükler, seçilecek Servo Motor ve Sürücüler veya Step Motor ve Sürücüler ile senkronize bir şekilde değerlendirilmelidir.
Hizmet faktörü, uygulamanın zorluk derecesini, çalışma süresini ve çevresel koşulları dikkate alan bir çarpandır. Genellikle üreticiler tarafından sağlanan tablolardan veya deneyimlerden elde edilir. Tipik faktörler şunları içerir:
Hesaplama formülü genellikle şu şekildedir:
Gerekli Redüktör Tork Kapasitesi = Uygulama Maksimum Torku x Hizmet Faktörü (Fs)
Ardından, güvenlik katsayısı şu şekilde belirlenir:
Güvenlik Katsayısı (SF) = Redüktörün Nominal Tork Kapasitesi / Gerekli Redüktör Tork Kapasitesi
Planet redüktörlerin içindeki rulmanlar ve dişliler, sürekli yük altında yorulmaya maruz kalır. Bu nedenle, ISO standartlarına göre (örneğin ISO 6336 dişli hesaplamaları veya rulman ömrü L10 hesaplamaları) yorgunluk ömrü analizleri yapılmalıdır. Yüksek güvenlik katsayısı, bu bileşenlerin beklenen ömrünü artırır ve beklenmedik arızaların önüne geçer. Özellikle Lineer Ray ve Arabalar ile entegre çalışan sistemlerde, yataklama ve hareket elemanlarının ömrü bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Güvenlik katsayısı, uygulamanın kritiklik derecesine göre değişir:
Doğru güvenlik katsayısı ile seçilen bir planet redüktör, CNC makinenizin performansını ve ömrünü doğrudan etkiler. MERMAK CNC olarak, müşterilerimize en uygun redüktör çözümlerini sunarken aşağıdaki adımları izliyoruz:
Planet redüktörlü CNC tasarımlarında güvenlik katsayısının doğru belirlenmesi, sadece mühendislik bir gereklilik değil, aynı zamanda operasyonel başarı ve sürdürülebilirlik için kritik bir yatırımdır. Yetersiz güvenlik katsayısı, maliyetli arızalara, üretim kayıplarına ve marka itibarı zararına yol açabilirken, aşırı yüksek bir katsayı gereksiz maliyet ve boyut artışına neden olabilir. MERMAK CNC olarak, geniş ürün yelpazemiz ve mühendislik uzmanlığımızla, her projeniz için en uygun, güvenilir ve ekonomik planet redüktör çözümlerini sunmaktan gurur duyuyoruz. İhtiyaçlarınıza özel çözümler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Güvenlik katsayısı, bir sistemin veya bileşenin beklenen maksimum yük altında ne kadar dayanıklı olduğunu gösteren, tasarım yükünün izin verilen maksimum yük kapasitesine oranını ifade eden boyutsuz bir değerdir. Amacı, malzeme özelliklerindeki belirsizlikler, üretim toleransları, öngörülemeyen yükler, çevresel faktörler ve yorulma gibi etkenlere karşı sistemin güvenliğini, ömrünü ve performansını garanti altına almaktır.
Başlıca teknik faktörler şunlardır: Malzeme özellikleri (akma mukavemeti, çekme mukavemeti, yorulma dayanımı), uygulanan yüklerin tipi (statik, dinamik, darbe), yükleme süresi ve çevrimi (ömür beklentisi), üretim hassasiyeti ve yüzey kalitesi, çevresel koşullar (sıcaklık, nem, korozif ortam), tasarımın karmaşıklığı ve analizdeki belirsizlikler, arıza durumunun potansiyel sonuçları (can güvenliği, maliyet).
Statik yükler için genellikle akma mukavemeti referans alınırken, dinamik (tekrarlı) yükler için malzemenin yorulma dayanımı ve ömür beklentisi kritik öneme sahiptir. Darbe yükleri (kesme kuvvetlerindeki ani değişimler, takım kırılması vb.) ise en yüksek gerilmelere yol açtığı için daha yüksek bir güvenlik katsayısı gerektirir. CNC'nin hızlı ivmelenme/yavaşlama kabiliyeti ve kesme işlemleri sırasında oluşan titreşimler dinamik yüklemeyi artırarak daha muhafazakar bir GK seçimine neden olur.
Akma mukavemeti (Sy), malzemenin kalıcı deformasyona uğramadan dayanabileceği maksimum gerilimi ifade eder ve statik yüklemeler için güvenlik katsayısı genellikle Sy / (Hesaplanan Gerilim) şeklinde belirlenir. Yorulma dayanımı (Se), malzemenin belirli bir çevrim sayısında kırılmadan dayanabileceği gerilim genliğini gösterir ve dinamik yüklemeler için güvenlik katsayısı Se / (Alternatif Gerilim) olarak hesaplanır. Genellikle, en kritik gerilme türüne (statik veya dinamik) göre daha yüksek olan güvenlik katsayısı değeri esas alınır.
Genel olarak güvenlik katsayısı (GK) = (Malzeme Dayanımı) / (Uygulanan Gerilim) şeklinde ifade edilir. Bu dayanım, akma mukavemeti (Sy), çekme mukavemeti (Su) veya yorulma dayanımı (Se) olabilir. Uygulanan gerilim ise Von Mises, Tresca veya normal gerilme analizi ile belirlenir. Dinamik yükler için Miner Kuralı gibi yorulma teorileri kullanılarak kümülatif hasar değerlendirilip, belirli bir ömür beklentisi için gerekli GK hesaplanır. Ayrıca, tasarım standartları (örn. AGMA, ISO 6336) dişliler için spesifik hesaplama yöntemleri ve güvenlik faktörleri sunar.
Yüksek çalışma sıcaklıkları, çoğu malzemenin mekanik özelliklerini (mukavemet, sertlik) düşürerek daha yüksek bir güvenlik katsayısı gerektirir. Aşındırıcı veya korozif ortamlar, malzemenin yüzey kalitesini ve dayanımını olumsuz etkilediği için GK'yı artırır. Yetersiz veya düzensiz bakım, aşınma ve yıpranmanın hızlanmasına neden olabileceğinden, bu riskleri dengelemek için daha yüksek bir GK seçimi yapılabilir. Bu faktörler, malzemenin nominal dayanım değerlerinin düşürülerek hesaplamalara dahil edilmesiyle güvenlik katsayısını etkiler.
Yüksek hassasiyet gerektiren CNC uygulamalarında, redüktör ve diğer bileşenlerdeki deformasyonların minimumda tutulması esastır. Bu, daha rijit bir tasarım ve dolayısıyla daha yüksek bir güvenlik katsayısı gerektirebilir. Titreşimler, yorulma gerilmelerini artırarak sistemin ömrünü kısaltabilir; bu nedenle titreşim sönümleme ve dayanıklılık için daha yüksek bir GK tercih edilir. Düşük geri tepme (backlash) oranları, dişlilerin daha sıkı toleranslarla üretilmesini ve daha yüksek gerilmelere maruz kalmasını gerektirebilir, bu da güvenlik katsayısının dikkatli belirlenmesini zorunlu kılar.
Dişli sistemleri için uluslararası alanda kabul görmüş başlıca standartlar şunlardır: ISO 6336 (Dişli mukavemet hesabı), AGMA (American Gear Manufacturers Association) standartları (örn. AGMA 2001, AGMA 2101 dişli mukavemet ve ömür hesaplamaları), DIN (Deutsches Institut für Normung) standartları (örn. DIN 3990). Bu standartlar, dişli geometrisi, malzeme seçimi, yükleme koşulları ve güvenlik faktörleri için detaylı hesaplama yöntemleri ve tavsiyeler sunar. CNC uygulamasına ve endüstriyel gereksinimlere göre uygun standart veya kombinasyonları seçilmelidir.
Gerekenden düşük bir güvenlik katsayısı seçimi, sistemin erken arızalanmasına, ömrünün kısalmasına, beklenmedik kırılmalara, can güvenliği risklerine ve yüksek bakım/değişim maliyetlerine yol açar. Gerekenden yüksek bir güvenlik katsayısı ise, sistemin gereksiz yere büyük, ağır ve pahalı olmasına neden olur. Bu durum, malzeme israfına, daha yüksek enerji tüketimine, daha yavaş dinamik performansa ve rekabet gücünün azalmasına yol açarak ekonomik verimsizliğe sebep olur.
Doğrulama için çeşitli yöntemler mevcuttur: Sonlu Elemanlar Analizi (FEA) ile detaylı gerilme ve deformasyon analizi, dinamik simülasyonlar ile sistemin yük altındaki davranışını modelleme, yorulma analizleri ile ömür beklentisini tahmin etme. Fiziksel testler arasında ise prototip üzerinde yük testleri (statik ve dinamik), ömür testleri (endurance testing), titreşim analizleri ve tahribatsız muayene (NDT) yöntemleri (ultrasonik, manyetik parçacık vb.) yer alır. Bu yöntemler, teorik hesaplamaların gerçek dünya koşullarıyla uyumunu kontrol etmeye yardımcı olur.