ENDÜSTRİYEL AKTARIM ELEMANLARI | CNC, Otomasyon ve Mekanik Sistemler
Backlash, bir mekanik sistemde, tahrik yönü değiştiğinde ortaya çıkan, hareket iletimindeki tepki gecikmesi veya boşluktur. Lineer kızak sistemlerinde bu durum, arabanın ray üzerinde ileri-geri hareket yönü değiştirildiğinde, uygulanan kuvvetin ilk anında hareketin başlamaması, yani bir miktar "boşluk" hissinin oluşması şeklinde kendini gösterir. Bu boşluk, genellikle mikron düzeyinde olsa da, özellikle yüksek hassasiyet gerektiren CNC Router ve Mini CNC tezgahları gibi uygulamalarda ciddi sorunlara yol açabilir.
Lineer kızaklarda boşluğun oluşmasına yol açan birden fazla faktör bulunmaktadır. Bu faktörleri anlamak, doğru ürün seçimi ve sistem tasarımı için hayati öneme sahiptir:
Lineer kızaklardaki boşluk, özellikle modern Servo Motor ve Sürücüler ile kontrol edilen yüksek hızlı ve hassas CNC makinelerinde, istenmeyen sonuçlara yol açar:
MERMAK CNC olarak, lineer kızak sistemlerinde boşluğu minimize etmek ve maksimum hassasiyet sağlamak için çeşitli teknikler ve ürünler sunmaktayız:
Sonuç olarak, lineer kızaklarda boşluk (backlash) oluşumu mümkündür ancak modern mühendislik teknikleri ve doğru ürün seçimi ile bu durum minimuma indirilebilir. MERMAK CNC olarak, yüksek hassasiyetli lineer kızak ve araba çeşitleri, entegre hareket sistemleri ve teknik destek ile uygulamalarınızda maksimum doğruluk ve performansı garanti ediyoruz. Her türlü projeniz için en uygun ve boşluksuz çözümler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Elbette, lineer kızaklarda boşluk (backlash) hakkında 10 adet teknik SSS:Lineer kızaklarda boşluk, hareketli elemanın (kızak bloğu) tahrik yönü değiştirildiğinde, tahrik elemanının (örneğin, vidalı mil veya lineer motor) bir miktar hareket etmesine rağmen kızak bloğunun hemen hareket etmemesi durumunu ifade eden, yön değiştirme anındaki serbest hareket mesafesidir. Bu, sistemin konumlandırma hassasiyetini olumsuz etkileyen bir "kayıp hareket"tir.
Boşluk oluşumunun başlıca nedenleri arasında üretim toleransları (kızak ve bloğun hassasiyet farkları), montaj boşlukları, kullanılan yuvarlanma elemanlarının (bilye veya makara) çap toleransları, sistemdeki aşınma ve yıpranma, ve önyükleme (preload) eksikliği yer alır. Özellikle yüksek hassasiyet gerektirmeyen kızaklarda bilinçli olarak boşluk bırakılabilir.
Boşluk, sistemin konumlandırma hassasiyetini doğrudan düşürür, çünkü hedef konuma ulaşmak için ekstra hareket gerektirir. Bu durum, özellikle yön değiştirme anlarında tekrarlanabilirlik hatalarına yol açar. Ayrıca, titreşimlere, gürültüye, işleme yüzey kalitesinin düşmesine ve dinamik rijitliğin azalmasına neden olarak sistemin genel performansını olumsuz etkiler.
Boşluk ölçümü genellikle bir komparatör saati veya yüksek hassasiyetli bir deplasman sensörü (örneğin, lazer interferometre) kullanılarak yapılır. Kızak bloğu bir yönde hareket ettirilip durdurulur, ardından hareket yönü tersine çevrilir. Sensör, tahrik elemanı hareket etmeye başladığı andan, kızak bloğunun gerçekten hareket etmeye başladığı ana kadar geçen mesafeyi ölçer. Bu fark, boşluk miktarını verir.
Boşluğu minimize etmek için en yaygın teknik "önyükleme" (preload) uygulamasıdır. Bu, yuvarlanma elemanlarına veya kızak bloğuna kasıtlı olarak bir miktar gerilim uygulayarak boşluğu sıfıra indirmek veya çok küçük bir seviyeye düşürmektir. Ayrıca, daha yüksek hassasiyetli üretim toleranslarına sahip kızaklar kullanmak, çift kızak sistemleri ile yükü dağıtmak ve uygun montaj teknikleri de boşluk kontrolünde etkilidir.
Önyükleme, lineer kızak sisteminde, harici bir yük uygulanmadan önce bile, yuvarlanma elemanları (bilyeler veya makaralar) ile kızak rayı arasında sürekli bir temas ve hafif bir sıkıştırma kuvveti oluşturulmasıdır. Bu iç gerilim, tüm boşlukları ortadan kaldırarak veya minimize ederek sistemin rijitliğini artırır ve yön değiştirme anındaki "kayıp hareketi" engeller. Önyükleme, genellikle daha büyük çaplı bilyeler veya özel tasarlanmış ray geometrileri ile sağlanır.
Genel olarak, bilyalı ve makaralı lineer kızaklar, yuvarlanma prensibi sayesinde daha düşük sürtünme ve daha yüksek hassasiyet sunar ve uygun önyükleme ile boşluksuz hale getirilebilir. Özellikle yüksek hassasiyetli bilyalı ve makaralı kızaklar, sıfır veya çok düşük boşluk değerleri sunar. Kayar (sürtünmeli) kızaklar ise, yağlama filmi ve temas yüzeyleri arasındaki boşluk nedeniyle doğal olarak daha fazla boşluğa sahip olma eğilimindedir, ancak yüksek yük taşıma kapasiteleri vardır.
Boşluğun kritik olduğu uygulamalar genellikle yüksek hassasiyet ve tekrarlanabilirlik gerektiren alanlardır: CNC tezgahları, robotik kollar, hassas ölçüm cihazları, optik hizalama sistemleri, yarı iletken üretim ekipmanları ve tıbbi cihazlar. Boşluğun daha tolere edilebilir olduğu uygulamalar ise genellikle daha düşük hassasiyet gerektiren genel taşıma sistemleri, depolama ve lojistik ekipmanları veya basit otomasyon çözümleridir.
Evet, lineer kızaklarda boşluk miktarı zamanla ve kullanıma bağlı olarak değişebilir. Sürekli çalışma, yüksek yükler, yetersiz yağlama ve partikül kirliliği gibi faktörler, yuvarlanma elemanlarının ve ray yüzeylerinin aşınmasına neden olur. Bu aşınma, başlangıçta ayarlanmış olan önyüklemeyi azaltarak veya tamamen ortadan kaldırarak boşluk miktarının artmasına yol açar. Bu nedenle düzenli bakım ve kontrol önemlidir.
Üreticiler, lineer kızakların boşluk veya önyükleme durumunu genellikle "hassasiyet sınıfları" veya "tolerans sınıfları" (örneğin, C, H, P, SP, UP) ile belirtirler. Bu sınıflar, kızak bloğu ile ray arasındaki radyal ve yanal boşluk miktarını veya uygulanan önyükleme seviyesini tanımlar. Örneğin, "C" sınıfı hafif boşluklu, "H" sınıfı boşluksuz, "P" sınıfı ise hafif önyüklemeli olabilir. Bu değerler mikrometre (µm) cinsinden verilir ve uygulamanın gerektirdiği hassasiyete göre doğru sınıfın seçilmesi kritik öneme sahiptir.